gebe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gebe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

AMNİYOTİK BANT SENDROMU


Amniyotik Bant Sendromu nedir?

Sebebi tam olarak bilinmemekle beraber, gebelikte bebeğin içinde bulunduğu amniyon kesesine ait zarın, çok erken dönemde bazı yerlerden yırtılması sonucu, serbest kalan parçaların, ipliksi şekilde uzanıp, bebeğin çeşitli organlarını sarması sonucu oluştuğuna inanılmaktadır.

Amniyotik Bant Sendromu ne sıklıkta görülür?

Yaklaşık 10 bin doğumda bir görülmektedir. Ancak erken dönemde yaşanan gebelik kayıpları da göz önüne alındığında 1200 gebelikte bir görüldüğü düşünülmektedir.

Amniyotik Bant Sendromunun bebeğe etkisi nedir?

Bebeğin kaç ipliksi yapıyla sarıldığı ve hangi organların sarıldığı, sendromun ağırlığını belirler.  Bant yapıştığı organın etrafını sararak kan dolaşımını bozar ve organ kaybına yol açar. Genelde kol, bacak ve parmakları sararak, sardığı kısmın altında, uzuv (parmak, el, kol, ayak vb) kaybına yol açar. En hafif olgularda parmak kayıplarına veya yapışıklığına yol açarken, ciddi olgularda bebeğin anne karnında kaybedilmesine yol açabilir. Örneğin, bant bebeğin boynuna dolanırsa bebek anne karnında kaybedilir.

Amniyotik Bant Sendromu neden oluşur?

Tam sebebi bilinmemektedir.

Amniyotik Bant Sendromu tekrarlar mı?

Amniyotik Bant Sendromunda, genetik bir temel ve belli bir risk faktörü yoktur. Bu nedenle bir sonraki gebelikte tekrarlama sıklığında artış olmaz. O nedenle Amniyotik Bant Sendromu teşhisi alan gebelerin sonraki gebelikler için endişelenmesine gerek yoktur.

Amniyotik Bant Sendromu nasıl teşhis edilir?

Amniyotik bant sendromu teşhisi, ultrason muayenesi ile konulur.

Amniyotik Bant Sendromu hangi durumlarla karışır?

Rahim içindeki mevcut yapışıklıklar veya rahminde perde gibi şekil bozuklukları, tecrübeli olmayan ellerde Amniyotik Bant Sendromu ile karıştırılabilir. Yapışıklıkta yoğun kan akımı olmasına rağmen, amniyotik bantta kan akımı olmaması ile ayırıcı tanı konur. Yapışıklıklar ve rahim şekil bozuklukları bebekte bozukluğa yol açmazken, düşük, erken doğum ve benzeri başka gebelik sıkıntılarına yol açabilir.

Amniyotik Bant Sendromunun tedavisi?

Amniyotik Bant Sendromunun maalesef tedavisi yoktur. Bebeğin etkilenme derecesi ağır ise, ailenin tercihi doğrultusunda, gebeliğin sonlandırılmasına karar verilebilir. Bu nedenle ultrasonda erken teşhis önemlidir.

GEBELİKTE GRİP AŞISI

Grip ölümle bile sonlanabilecek ciddi bir rahatsızlıktır ve özellikle kış aylarında salgınlara yol açar. Grip genç, sağlıklı bireylerde ciddi sağlık problemlerine yol açmazken, yaşlılarda, bebeklerde, gebelerde ise durum biraz daha farklıdır ve grip ağır sonuçlara yol açabilmektedir.
Gripten korunmanın en etkili yolu grip aşısıdır. Grip aşısı yaklaşık %70-90 oranında güvenli ve etkili bir şekilde koruma sağlar. Grip aşısı tavuk yumurtasından elde edilir ve inaktif bir aşıdır. Yani canlı virüs içermez ve yapıldıktan yaklaşık 2 hafta sonra bağışıklık sağlar.
Özellikle gebeliğinin son aylarında gribe yakalanan gebeler, vücutta gebelik nedeniyle meydana gelen doğal gelişimler nedeniyle, (bağışıklık sistemi değşikliği, kalp ve ciğerlerin yükünün artması vb.) hastalığı genelde şiddetli geçirmekte ve bazen gebenin hastaneye yatması bile gerekmektedir. Çok nadiren grip, gebe ölümlerine bile yol açmaktadır. Gebelikte geçirilen ağır grip maalesef anne karnındaki bebeği de olumsuz etkileyebilir ve en sık görülen problem ise erken doğumdur.
Tüm bu nedenlerle, grip aşısı özellikle gebeliğinin son 6 ayı grip mevsimine denk gelecek gebeler başta olmak üzere, tüm gebelere önerilir. Birçok bilimsel dernek ve Dünya Sağlık Örgütü, gebeliği, grip aşısı yapılması gereken riskli grupta tanımlamaktadır. Uzun yıllardır milyonlarca gebe, grip aşısını güvenle uygulamıştır.
Grip aşısı gebeye uygulanırken, ayrıca doğacak bebekte aşılanmış olur. Çünkü grip aşısı doğan bebeği de yaklaşık 6 ay gribe karşı korur. Annede virüse karşı oluşan bağışıklık bebeğe de geçer. Ayrıca emziren annelerin de grip aşısı yapmasında sakınca yoktur. Bebekler doğumdan sonra ilk 6 ay gribe karşı aşılanamazlar. Ancak gebelik döneminde veya emzirme döneminde yapılan grip aşısı ile oluşan bağışıklık anne karındayken kan yoluyla, emzirme döneminde sütle bebeğe geçer.
Grip aşısı için en uygun zaman ekim ve kasım aylarıdır. Ancak gebeliğin ilk 3 ayı bu döneme denk geliyor ise aşı ertelenebilir. Bilimsel bir kısıtlama olmamasına rağmen birçok doktor gebeliğin ilk 3 ayında birçok ilaçtan kaçındığı gibi, grip aşısından da kaçınmaktadır.
Grip aşısı koldan kas içine yapılır. Grip aşısına bağlı halsizlik, ateş, kas ağrısı,  yorgunluk aşı yapıldıktan sonra 1-2 gün görülebilir ve normaldir. Grip aşının yapıldığı yerde hafif şişlik ve ağrı en sık görülen yan etkidir.


KALPTE PARLAK (BEYAZ) NOKTA

    Gebelerin rahat anlaması için doktorlar tarafından, kalpte beyaz nokta, parlak nokta, kalpte kireçlenme veya parlaklık şeklinde de tanımlanan, intrakardiyak ekojenik fokus, anne karnındaki yaklaşık 100 bebekten dördünde normalde görülebilen anatomik bir yapıdır. Anne karnındaki bebeğin ultrason muayenesi esnasında genelde üç aydan sonra saptanan bu odak, gebeliğin son aylarında veya doğumdan sonra genelde kaybolmaktadır. 
   Tam olarak nedeni bilinmese de bu parlaklık kalbin içerisindeki kasların kalsifikasyonu sonucunda oluşmaktadır. Ancak bu odak görünen bebeklerde bilinmektedir ki; bazı genetik hastalıkların görülme ihtimali çok az artmaktadır. Ayrıca bu bebeklerde kalp yapısal bozukluk riski biraz daha fazladır. Bu durum maalesef çoğu zaman aileleri strese sokmaktadır. Oysa bu bir hastalık değil bulgudur ve bu bulgu tek başına izlendiğinde genetik hatalık riskinde artış yapmamaktadır. (Meta-analysis of second-trimester markers for trisomy 21. Ultrasound Obstet Gynecol. 2013 Mar;41(3):247-61. doi: 10.1002/uog.12364. Epub 2013 Jan 24. ) Sadece ek bir bulgu açısından (bebeğin böbrek kanallarında genişleme, burun kemiğinin az gelişmesi veya olmaması, ense kalınlığının fazla olması vb.) gebenin daha ayrıntılı olarak değerlendirilmesi ve bebeğin kalbinin ultrasonla ayrıntılı muayenesi (fetal ekokardiyografi) gerekmektedir. Şayet soft marker denilen bu ek bulgular ile beraber ise daha fazla önem taşır. 
   Özetle anne karnında bebeğin kalbinde parlak nokta saptandığında, ayrıntılı ultasonda ve bebeğin kalbinde yapılan ayrıntılı ultrason incelemesinde (fetal ekokardiyografi) herhangi bir olumsuzluğa rastlanmaz ise
endişeye gerek yoktur.

GEBELİKTE ULTRASON KALİTESİNİ NE BELİRLER

Gebelikte ultrason muayenesinin kalitesini belirleyen etkenler, ana olarak 6 başlıkta incelenebilir;

1- Gebelik yaşı: Gebelik yaşı ilerledikçe bebekle ilgili elde edilen bilgi gittikçe artar. Özellikle gebeliğin 16. haftasından sonra bebeğin hem iç hem de dış organları ayrıntılı olarak incelenebilir. Bebekte bulunan yapısal problemler bu haftadan sonra rahatça tanınabilir. Bu nedenle ayrıntılı ultrason denilen bebeğe ait iç ve dış organların ayrıntılı bir şekilde değerlendirildiği fetal anatomik ultrason muayenesi, 16. haftadan sonra yapılabilir. Ancak yine de ayrıntılı ultrason muayenesi için en uygun zaman, 18-22 hafta arasıdır. Çünkü bazı organlar ve özellikle bebeğin kalbi bu haftalarda daha net bir şekilde değerlendirilebilir.
2- Ultrason yapan doktorun bilgi ve tecrübesi: Ultrason yapan doktorun, bu konuda aldığı teorik, pratik eğitim ve bu konudaki deneyimi muayenenin kalitesini belirler.